Cep telefonu ve çocuklar
Sayın doktorum sizinle İzmir'de yaptığınız bir konuşma sonrasında tanışmıştık. Öğrenci velilerine yönelik yaptığınız bu konuşmadan sonra kısa süreli ayaküstü sohbetimiz olmuştu. Orada sorma fırsatı bulamadım. Çocuğum 13 yaşında ve bizden ısrarla cep telefonu istiyor. Sınıfta arkadaşlarında olduğunu ve kendisinde olmaması nedeniyle bir eksiklik yaşadığını, artık yaşının da almamıza uygun olduğunu söylüyor. Evde bu konu artık yeterince sorun olmaya başladı. Ne yapabiliriz?. (Aydan Köse- İzmir)
Sevgili Aydan Hanım; sanıyorum sizleri hatırladım. Aslında o günkü konuşmada buna biraz değinmiştim. Teknolojik gelişmelerin hızla yaygınlaştığı günümüz dünyasında artık bunlardan yararlanmaktan öte, bir prestij havasında davranışların sergilendiğine tanık oluyoruz. Haberleşme amaçlı olarak kullanılması uygun olan telefonların adeta bir aksesuar gibi algılanması ticari tezgahlardan sadece biridir. Özellikle gençler arasında modellerinden içeriklerine kadar bir çok detayın "hava atma aracı" olarak kullanılması cep telefonlarını cazip hale getirmektedir. Her yeni modele karşı duyulan ilgi çocuk ve gençlerin tüketim alışkanlığını kamçılamakta ve olağan gelişmeyi abartı boyutuna taşımaktadır. Gerek kullanımda ve gerekse model değiştirmedeki bu abartı, aile içi parasal sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Özgürlüklerine düşkün oldukları ergenlik döneminde aslında gereğinden farklı amaçlarla kullanımın söz konusu olduğunu sanıyorum söylemeye gerek yok.
Cep telefonlarının kapsama alanlarını belirleyen baz istasyonları elektromanyetik alanlar oluşturmaktadır. Bu alanlar yaydıkları ışınlar nedeniyle insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle gelişme çağındaki çocuklar için bu durum daha da önemlidir. Etkilenim sadece bedensel sağlıkla sınırlı kalmamakta, beyinsel aktivitelerin ve ruhsal tepkilerin değişimine de yol açmaktadır. Kulağa dayalı olarak kullanılan cep telefonlarında etkilenimin daha yoğun olduğunu da biliyoruz. Her geçen gün artan ruhsal bozuklukların temelinde bir faktör olarak bu tür çevresel kirliliklerin oynadığı rolleri yadsımak mümkün değildir. Yorgunluk, halsizlik, uyku bozuklukları, tanımlanamayan ağrılar, konsantrasyon düşüklüğü, başarısızlık, dikkat eksikliği, sinirlilik, stres artışı v.b. sorunların son zamanlardaki artış eğiliminde elektromanyetik kirlenmenin etkisi olduğu bir gerçektir.
Sosyal boyutundan biyolojik etkilenimlere ve oradan psikolojik yapıya olan olumsuz etkilerine kadar geniş perspektiften değerlendirildiğinde; cep telefonlarının çocuk ve ergenler için mümkün olduğunca geciktirilmesi gereken bir araç olduğuna karar verebiliriz. Bu durum çocuk bunu kavrayıncaya kadar sabırla anlatılmalı ve esaslı gerekçeler ileri sürülmelidir. Aile içinde anne ve baba aynı görüşleri ifade etmelidir. Okullarda okul yönetimi ve velilerle ortaklaşa kararlar alınmalı ve uygulanmalıdır. Aileler, öncelikle cep telefonu kullanımı konusunda çocuklarına örnek olmalıdırlar. Gereksiz yere model değiştirmeleri ve haberleşme dışı kullanımlar söylediklerinizle çelişmemelidir. 
SORU-2:
Doktor Haluk Bey, 7 yaşındaki oğlumda kaka kaçırma problemi var. Aslında 4 yaşından beri geçen yıla kadar her hangi bir sorunumuz yoktu. Geçen yıl bazı ailevi sorunlar yaşadık. Bir süre sonra da böyle bir hastalığımız ortaya çıktı. Önerileriniz nelerdir, bu durum geçici midir? (Nesrin D.- Aydın)
Sevgili Nesrin Hanım, çocuğunuzun yaşadığı sorunun tıptaki karşılığı enkopresis'dir. Kaka kaçırmayı bir hastalık olarak kabul etmek için, kaka denetiminin kazanıldığı 4 yaştan sonra ortaya çıkması, en az 3 ay süreyle karşılaşılması ve ayda bir kez olması gibi şartlar gereklidir. Bazı biyolojik rahatsızlıklara bağlı olarak ortaya çıkan kaka kaçırmalar bu tanımlamanın dışındadır ve ilgili uzmanca tedavisi uygundur.
Anne ve babanın yeterli ve tutarlı tuvalet eğitimi veremeyişi bir nedendir. Aşırı katı ya da gevşek tutumlar bu soruna yol açabilirler. Aile içi bozuk iletişim, anne- baba ayrılıkları, büyüklerin yanında kalma gibi nedenler diğer faktörler arasında sayılabilir. (sizdeki bir neden bu olabilir…)
Çocuğun bedensel ya da zihinsel gelişim yetersizliği ve çocuğun korkutucu mantık dışı fantezileri çocuğa bağlı faktörler arasında sayılabilir.
Tedavide doğal olarak asıl neden üzerinde durulmalı, aile içi iletişimin sağlıklı hale getirilmesine çalışılmalıdır. Çocuk bu sorunu nedeniyle yerilmemeli, tedavisinin mümkün olduğu kendisine anlatılmalıdır. Biyolojik nedenlerin dışında olası psikolojik nedenlere yönelik destek tedavisinin alınması tedavinin etkinliği açısından önemlidir. Vakaların %80'i bu yolla tedavi olabilmektedir.

:::: Ana sayfaya dönmek için tıklayınız :::
::: Online olarak mesaj göndermek için tıklayınız :::