Depresyon tedavisinde psikoterapi
Doktor Haluk bey; ben yaklaşık 2 yıldır psikiyatrik tedavi görüyorum. İlaçlarımı düzenli kullanmama rağmen bir türlü iyileşemedim. Depresyon tedavisi görüyorum. Daha önceki tedavilerimde bir psikoterapi önerilmişti. Ancak, güvensizlik ve diğer bazı nedenlerle bu terapiyi kabul etmemiştim. Bu tedavi türü hakkında bilgi verir misiniz, bu tedavinin gerçekten bana bir yararı olabilir mi, ne yapmamı tavsiye edersiniz? (H.D. İzmir).
Depresyonla ilgili olarak daha önceki yazılarımda bazı bilgiler vermiştim. Depresyon en sık karşılaşılan duygu durum bozukluklarından biridir. İstatistiksel bilgilerimize göre, kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Tedavisi mümkün olan bir hastalıktır.
Tedavisinde özellikle son yıllarda sadece ilaçlı tedavi değil, aynı zamanda psikoterapiler de uygulanmaktadır. Depresyonun tedavisinde en çok kabul gören psikoterapi türü, bilişsel - davranışsal psikoterapilerdir. Bu bakımdan hekiminizin önerdiği bu psikoterapiye başlamanızda yarar olabilir. İlaçlı tedavi görüyor olmanıza rağmen, henüz istenilen sonuca ulaşamamış olmanız bu gerekliliğe zaten işaret ediyor diye düşünebiliriz.
Depresyonu bu bağlamda ele aldığımızda, hastanın kendisini (…dünyayı ve geleceği) değersiz, yetersiz bulduğunu, olumsuz düşüncelerin otomatik olarak ortaya çıktığını, çoğunlukla olumsuz seçici algılamalarda bulunulduğunu ve işlevsel olmayan inançlara yer verildiğini görürüz. Söz konusu tedavide işte bunlar ele alınmakta ve bir protokol çerçevesinde sorunlarla baş edilmeye çalışılmaktadır.
Bu tedavinin temel dayanak noktalarından biri; kişinin duygu ve davranışlarının büyük oranda dünyayı algılama ve yorumlama biçimiyle ilişkili olduğudur. Düşünceler, duygular ve davranışlar arasında interaktif bir ilişkinin varlığından söz eden bu yönteme göre, düşüncelerin gerçekçi bir şekilde yeniden değerlendirilip, değiştirilmesi, duygular ve davranışlarda da belli bir değişim ve gelişmeyi sağlayacaktır. Bu bakımdan aslında BDT (bilişsel Davranışsal Tedavi)  bir problem çözme yöntemidir ve bireyin bilişsel yapısıyla ilgili olması nedeniyle, içinde eğitimi de barındırır.
Depresyonun tedavisinde kullanılan bu yönteme yönelik bir çok çalışma vardır. Bu çalışmalarda, en az ilaçlar kadar etkili olduğu ve hastalığın tekrar ortaya çıkmasını önlemede ilaçlardan daha etkin olduğu tespit edilmiştir.
Size tavsiyem şu olabilir; öncelikle hekiminizin tedavi protokolüne lütfen tam olarak uyunuz. Size önerilen tedavi modeli günümüzde en çok tercih edilen tedavi yöntemidir. İlaçlı tedavinin yanı sıra, bilişsel - davranışçı psikoterapi yöntemi hem hastalığınızın tedavisinde hem de hastalığınızın nüks etmesinin önlenmesinde size kolaylık sağlayacaktır.
Soru.2. Sayın doktor Haluk bey, çocuğuma hastalığı için atarax ilacı verildi. İçini okuduğumda yan etkileri beni korkuttu. Çocuğuma ilacı içirmedim.  Tedavi için ne yapabilirim? (Serpil Sağlam- İzmir).
Sayın Sağlam; Çocuğunuza konan teşhisi yazmamışsınız. Bu yüzden hastalığı hakkında bilgi sahibi olamadım. Kullanılan ilacın hangi hastalık için verildiğini bilemediğimden kesin bir şey söyleyemeyeceğim. Ancak, eğer hekiminize danışmadan kendi başınıza ilacı kesti iseniz zaten bu davranış doğru değildir. Hiçbir ilacın hekime danışmadan kesilmesi doğru bir davranış olamaz. Tedavi için yapmanız gereken hekiminizle irtibata geçip, ondan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmek olmalıdır. Hastalık hakkında bilgi verirseniz belki bazı yönlendirmeler yapabilirim.
Soru.3. hipnozun uygulanmasında sakınca görülen kişiler var mıdır, bunlara hipnoz niçin önerilmez? (Deniz Evran).
Hipnozun iletişim sorunu yaşanan kişilerde ya da iletişim kurulma güçlüğü yaşanan hastalıklarda kullanılması tavsiye edilmez.
Bazen hastalar aile, eş ya da bir başka kişinin zoruyla getirilebilir. Kişi terapiye tam bir güven içerisinde yaklaşmadığı için tedavi şansını zora sokmaktadır. Diğer taraftan hastalığının tedavi edilemez olduğunu kanıtlamak düşüncesiyle, son şansını da kullandığını göstermek için gelen hastalar da vardır. Yine bu kişilerde de yeterli sonuç alınması oldukça güçtür.
Hipnozun bir edilgenlik olduğunu ve acziyeti ifade  ettiğini düşünen kişiler hem defans geliştirirler, hem de, "hadi beni hipnoza alda görelim" tarzında bir meydan okumanın yanlışlığına düşebilirler. Bu tip vakalarla karşılaşıldığında hipnozu gösteri amacıyla kullanmayanlar, söz konusu kişiyi hipnoza almamalıdırlar. Çünkü, hipnoz böyle anlamsız bir çekişmenin konusu haline gelmemelidir.
Hipnoz daha çok organik kökenli hastalıkların dışında tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Psikolojik kaynaklı hastalıkların bir çoğunda gerçekten çok iyi sonuçlar elde edilebilmektedir.