California Üniversitesinden Prof. R. Ornstein’in araştırması bilim dünyasında çok değişik bir kabul görmüştür.Beynimizin her iki yarım küresi aslında farklı alanlarda uzmanlaşmış gibidir.Sağ Beyin daha çok; hayal gücü, renk,ahenk,müzik gibi sanatsal faaliyetlerde aktifken, Sol Beyin; matematik,mantık,yazmak ve irdelemek gibi analitik faaliyetlerde bulunur.Buradan anlaşılan beynin sağ tarafının kreasyonik,sezgiye dayanan, duygusal, işitsel,zihinde canlandırma ve tabiki hipnotik faaliyetlerde bulunduğu şeklindedir.Bu ayırım yada uzmanlaşma her ne kadar bu kadar belirginse de her hangi bir faaliyette daima birlikte çalışma söz konusudur.Ancak faaliyet alanına göre etkinlik düzeyinde bir takım değişiklikler mümkündür.
Buradan hareketle,hipnoz  pratikleri yapıldıkça zamanla,beynin sağ bölümünün aktif hale geçeceğini düşünebiliriz. Sağ yarım küre hakimiyeti kreasyonik yeteneklerin tezahürüne de imkân tanıyacaktır.
Bu konuda araştırma yapan M. Erichson; hipnoz altında iken insanların kreasyonik yeteneklerinin arttığını göstermiştir.Sol beyin yarım küresinin yardımcı olduğu, ama sağ beyin yarım küresinin etkin bir şekilde rol oynadığı sanatsal faaliyetlerde, hipnozun çalışmaya dahil edilmesiyle, sanatsal faaliyetin başarıyla sonuçlanmasının yanı sıra, kreasyonik gücün artması nedeniyle daha farklı kombinasyonlara da ulaşılabilmektedir. Hiçbir yeteneği olmayan bir kişiye sadece hipnoz uygulayarak onun bir Van Goch olmasını bekleyemeyiz.Ancak var olan sanatsal yeteneğin sınırlarının zorlanması ve çok değişik boyutlara ulaşılabilmesi hipnozla pekalâ mümkündür.