Hipnoz Tedavisi

Flaş Haber

    KİTABIM HAKKINDA BİR KAÇ SÖZ DE BENDEN!...

Gerek okul hayatında ve gerekse sosyal hayatta bizlerden beklenen şey başarılı olmaktır.Ve bizlerin de beklediği bundan farklı bir şey değil elbette.Okulda başarılı olmak, sınavları başarıyla geçmek, hatta dereceye girmek… Hayata atıldı isek belli bir kariyere, makam ve mevkiye saygın bir konuma ulaşabilmek…

Başarmak ve mutlu olmak…Başarıya ve zirveye doğru çıkan yol boyunca ihtiyaç hissedeceğiniz hemen her türlü bilgi bu kitabın içinde yer alıyor.Ya mutluluk? Mutluluk başarıdan bir kademe üstte farklı boyutlarda düşünce ve “iç bakışlara”  ihtiyaç gösteren bir konumdadır.O, aslında sizin içinizde, düşüncelerinizde ve benliğinizde…Ama eğer başarı yollarını iyi bellerseniz bilin ki, mutluluğa da adım adım yaklaşıyorsunuzdur.
Bu tamamen size bağlı, düşüncelerinize, isteğinize, inancınıza…
 

Akademik Haberler
Bütüncül Psikoterapi
Bütüncül Psikoterapi
 
Kendini açma

Bu çalışmada “ kendini açma” davranışına ilişkin yayınlanmış bir çok makalenin inceleme çalışması yapılmıştır. Kendini açmanın ne olduğu, boyutları, kendini açma ve açmama nedenleri, kendini açmanın yararları ve bazen de zararlı olduğu bulgusu, kültürel bağlamda kendini açma, kendini açmanın sağlık açısından önemi, kendini açmada ilişki ve etkileşimin önemi gibi değişik boyutlar incelenmiştir.

 

 

ABSTRACT

In thiswork, many articles those are examined about self disclosure have been observed. Discretion of self disclosure and nondisclosure, the usage of self disclosure, the findings that self disclosure in the context of culture, the importance for healt, the importance of interaction and realition on self disclosure have been observed.

 

 

 

Devamını oku...
 
İmaj Yeteneklilik ve Çekicilik

MALADAPTİF İMAJ:
YETENEKLİLİK VE ÇEKİCİLİK

Ebru  DURGUT

Muğla Üniversitesi

Psikoloji Bölümü

 Aralık 2004                                                                                       

 İMAJ OLUŞTURMA

            Ben kavramı oldukça “özel” bir olgu olarak görülmektedir. Bireylerin kendilerine ilişkin düşünceleri oldukça gizli ve kişiseldir. Ancak benlik kavramı aynı zamanda sosyal bir olgudur. Sosyal kökleri vardır; ve rolleri içerir; diğerlerine ilişkin algımıza ve belirli sosyal ortamlardaki davranışımıza rehberlik eder (Demirtaş,2004).

            Benlik sunumu ,bireyin diğerlerinin gözündeki izlenimini yaratıp yapılandırmasına ve korumasına yarar (Demirtaş,2004). Bireyler arzu ettikleri sosyal izlenimi ya da kimliği yaratırken davranışsal taktikler kullanmaktadırlar ve buna izlenim oluşturma teorisi denir (aktaran, Arkanaç,1998). Bireyler kendileri hakkında bilgiyi doğrudan ya da halkın gözündeki değerlerini arttırmak için kendileriyle ilgili bilgileri akla getirerek dolaylı yoldan izlenim bırakmaktadırlar(aktaran, Finch&Cioldini, 1989).

            Benlik sunumu yapmak için oluşturulan imaj, belirli bir kimlik yaratmada, toplumsal etkileşimi kolaylaştırmada ve maddi ve toplumsal ödüller kazandırmada olumlu etkiye sahiptir. Bu yazıda oluşturulan imajdan çoğu zaman fayda sağlansa da, bazen oluşturulan imaja bağlı bir takım fizyolojik, duygusal, davranışsal ve kişiler arası problemlerin ortaya çıktığından bahsedilmektedir. İzlenim oluşturmanın olumsuz yönü olan maladaptif imaj, yaygın olarak yeteneklilik ve hoşlanılma bağlamında ele alınacaktır.

 

 

Yeteneklilik

            Diğerlerini belirli özelliklere sahip olduğumuz yönünde inandırma becerimizin, yaşamımızın bir çok alanında önemli yeri vardır. Kiminle evleneceğimiz, kimlerle arkadaşlık edineceğimiz, işimizde ilerleyip ilerleyemeyeceğimiz ve daha bir çok şey büyük oranda, bizim bireyleri,onların sevgisine, arkadaşlığına, güvenine ve saygısına değer olduğumuza inandırma becerimize bağlıdır ( Demirtaş, 2004).

 

            Kowalski ve Leory (1998), yetenekliliği bireyin oluşturmak istediği imaj bakımından düşük yetenekli imajından kaçınma ve negatif imaj iddia ikiye  ayırmaktadır.

 

 

 

Düşük Yetenekli İmajından Kaçınma

            İnsanlar başarısız olduklarını anladıklarında, performansları beklenilenden düşük olduğunda ya da başarısız olunca, yeteneklerini ortaya çıkarmak yerine bu müşkül durumdan

kurtulmak için düşük yetenekli algılanmaktan kaçınmayı tercih etmektedirler.

            Düşük yetenekli imajından kaçınma, kendini engelleme, mazeret uydurma ve diğerlerinin benliğini şişirme olmak üzere üç yolla yapılmaktadır (Kowalski& Leory, 1998).

            Kişinin olayda sorumluluğunu azaltmak için uydurduğu mazeret, onu olumsuz etkilemektedir. Kowalski ve Leory (1998) göre mazeret uydurma bireye genel olarak üç şekilde problem yaratmaktadır: 1) Gençlerin Pop star olma yolunda sürüklenip gitmesi onların zaman ve para kaybına ve daha sonrada pişmanlık durmasına neden olmaktadır. 2) Sık sık uydurulan mazeretler bireylerin gelişmesine ve yenilenmesine engel olmaktadır. 3) Alkol kullanma gibi uygunsuz ve tehlikeli davranışları yapmayı gizliden bir yol oluşturmaktadır.

            Kendini engelleme kavramı, bireyin gelecekteki bir başarısızlığını kendindeki kabiliyet eksikliğinden kaynaklandığını yormak yerine onun başka kaynaktan olduğu imajını tanımlamaktadır. KOwalski ve Leory (1998) göre iki şekilde kendini engelleme davranışı yapılmaktadır; 1) Öğrencinin sınav öncesinde çok heyecanlıyım diye söylenmesi onun performansını düşürmektedir. 2) Alkol ve ilaç kullanma gibi performansı düşürücü davranış içine girmek kişinin bağımlı olarak algılanmasına neden olmaktadır.

            Düşük yetenekli algılamaktan kaçınmak için diğerlerinin daha avantajlı olduğu imajı oluşturulmaktadır. Birey kendi düşük performansını düğerinin benliğini şişirerek açıklamaktadır ( Kowalski&Leory, 1998). Örneğin, iki doktora öğrencisinden biri Muğla üniversitesi mezunu, diğeri ise Hacettepe üniversitesi mezunudur. Muğla üniversitesi mezunu olan öğrenci derslerinde başarısız olduğunda kendi yeteneksizliğinin ortaya çıkmasını engellemek için arkadaşının daha iyi bir üniversiteden mezun olduğunu öne sürerek arkadaşının benliğini şişirmektedir. Fedakarlık yapmış gibi görünmek için diğer öğrenciye yardım etmekte ve onun için zaman harcamaktadır. Bu şekilde oluşturulan imajın maladaptif yönü, düşük yetenekli öğrenci arkadaşına bağımlı hale gelmekte ve kendi kabiliyetliliği hakkında şüpheye düşmektedir. Eğer yardım ettiği arkadaşı kendisi olmadan da başarılı olursa kendisini daha değersiz hissetmektedir.

 

 

 

 

Negatif İmaj İddia Etmek

 

            Negatif imaj iddia etmek kavramı bireyin kendinin yeteneksiz ya da düşük yetenekli olduğuna dair, oluşturduğu imaja karşılık gelmektedir. Kowalski ve Leory (19981) negatif imaj iddia etmeyi, zayıf ya da yardımsız imajı diğerlerinin çabasını boşa çıkarma imajı ve mental bir hastalığı varmış imajı olmak üzere üç kategoride ele almaktadır.

            Yapılmak istenmeyen davranışlardan kurtulmak, sorumluluklardan kaçmak için zayıf ya da yardımsızmış gibi imaj oluşturulmaktadır. Öğrencinin oluşturduğu zayıf imajı, duygusal destek almasına ve sorumluluklardan kaçmasına yardım etmesine rağmen ilerlemesine engel olmaktadır.

            Kabiliyetsizmiş gibi negatif bir imaj oluşturmak rakibinin çabasına zarar vermek için oluşturulmaktadır. Bu kişiler kendini zayıf rakip olarak göstererek karşısındakini kandırabilirler. Tenis turnuvasında bileğinin ağrıdığını ve elini iyi kullanamadığını ifade eden oyuncu, karşısındaki rakibini kandırmaktadır. Fakat, bu yaratılan imaj bazı durumlarda bireye zarar vermektedir (Kowalski & Leary ,1998);

 

a)      Rakibine oluşturduğu imajı inandıramazsa hilekar biri gibi algılanabilir.

b)      Düşük kabiliyetliymiş gibi negatif bir imaj oluşturduktan sonra gerçekten başarısız olursa, normalde olduğundan daha başarısızmış gibi algılanmaktadır.

c)      Yarattığı bu yanlış imajdan kendisi rahatsızlık duymaktadır.

d)      Rakibinin çabasını yarattığı imajla düşürmesine rağmen rakibi yenerse daha çok ızdırap çekmektedir.

e)      Yarattığı negatif imajdan kendini negatif etkilemekte ve toplum tarafından zayıf ve korkulu algılandığı için dışlanmaktadır.

 

Ruhsal bir hastalığı varmış gibi negatif imaj oluşturmak, bireyin sorumluluklarından ve zorlamalardan kaçmasını sağlamaktadır. Fakat imajı oluşturan hastalığın belirtilerinin sık sık tekrarlanmasına bağlı olarak ilerleyen zamanda bu belirtiler gerçek olarak yaşanmaktadır.

 

 

 

 

 

Hoşlanılma

            Bireyler için diğer insanlar tarafından hoşlanılmak ve uyumlu olarak algılanmak önemlidir. Çünkü hoşlanılma yaşama katkıda bulunmakta, diğer insanlarla olan iletişimi arttırmakta, daha fazla eğlenmeyi sağlamakta ve bir gruba ait olma duygusuna katkıda bulunmaktadır. Hoşlanılma amacı ile yapılan davranışlar genel olarak maladaptif onaylanma ve fiziksel çekicilik olmak üzere iki ana başlık altında ele alınmaktadır (Kowalski&Leary,1998).

 

Maladaptif Onaylanma

 

            Bireyin toplumda hoşlanılmak ve uyumlu algılanmak için oluşturduğu iyilik hali imajı onun toplum tarafından maladaptif onaylanmasına neden olmaktadır. Maladaptif onaylanma, araştırma ya da tedavi için yapılan girişimlerde başarısızlığa neden olmaktadır. Bunun yanında maladaptif onaylanma, bazı kültürlerde gençlerin yetişkinliğe kabul töreni adı altında bazı tehlikeli aktivitelerde bulunmasına ve genç kızların iffetli algılanmak için sekse karşı ilgisizmiş imajı oluşturmalarına katkıda bulunmaktadır (Kowalski&Leary,1998).

            Çocuk yaşta cinsel tacize uğramak mental ya da fiziksel hastalığa sahip olmak ve arkadaş grubu tarafından onaylanma amacıyla alkol ya da ilaç kullanmak utanç verici bir durum oluşturmaktadır. Bu bireyler ya da onların aileleri toplum tarafından içinde bulundukları bu durumdan dolayı dışlanacakları korkusuyla gerçek durumlarını dışarıya yansıtmamaktadırlar. Oluşturdukları temiz aile imajı onların toplum tarafından maladaptif onaylanmasına neden olmaktadır. Böylelikle bu bireylerin ve ailelerinin problemleriyle baş etmesi ve bu yönde bir tedavi görmesi engellenmektedir.

            Bazı kültürlerde gençler arkadaşları tarafından onaylanmak ve korkusuz olduklarını kanıtlamak için yetişkinliğe kabul törenleri yapmaktadırlar. Burada yapılan aktiviteler yaralanmalara ve hatta ölümlere sebep olmaktadır. Portekizli erkeklerde yapılan bir çalışmada, erkekliklerini kanıtlamak için yapılan bazı aktivitelerde bulunan 9-10 yaş grubu erkek çocukların, bunu, korkusuzluklarını kanıtlamak için mecbur olmalarına rağmen aslında onaylamadıklarını göstermiştir (alıntı, Kowalski&Leary,1998).

            Genç kızlar iffetli imajı oluşturma için evlenene kadar cinsel ilişkiden kaçınmakta ve sekse karşı ilgilerini gizlemektedirler. Aslında sekse ilgi doğaldır ama bu, topluma karşı yansıtılmamaktadır.

 

Fiziksel Çekicilik

 

            Fiziksel olarak çekici imajını oluşturma için yapılan davranışlar bireye davranışsal, duygusal ve fizyolojik olarak zarar vermektedir (Kowalski&Leary,1998).

            Bayanların zayıf, ince belli, kadınsı imajını oluşturmak için yememe ya da yediklerini geri çıkarma davranışı bulumya ve anoreksiya gibi psikolojik rahatsızlıklara neden olmaktadır.

            Bronzlaşmak için fazla güneşte kalmak ya da solaryuma gitmek cilt kanserinin oluşmasına katkıda bulunmaktadır.

            Cinsel partnerini ortaya çıkarmak, arkadaşlık bağını kuvvetlendirmek ve insanları şaşırtmak için vücudun çeşitli bölgelerine dövme yaptırılmaktadır. Buna benzer olarak ilgi çekmek ve seksi görünmek için piercing taktırılmaktadır. Çekici imajı oluşturmak için yapılan her iki davranış da vücutta alerjik reaksiyona ve enfeksiyon, cilt kanserine neden olabilmektedir.

 

                                                   

SONUÇ

           

            Hoşlanılma ve yetenekli algılanma için yapılan davranışlar, duygusal, davranışsal, fizyolojik ve kişiler arası problemler oluşturabilmektedir.

            Toplulukçu toplumlarda gruba uyum için bazı davranışlarda bulunulmaktadır. Toplulukçu bir toplum olan Türkiye’de maladaptif imaj örneklerini rahatlıkla görebiliriz. Ülkemizdeki gençler arasında da, özellikle arkadaş grubuna uyum sağlama amacıyla sigara ve alkol kullanımı oldukça yaygındır. Öte yandan çok sıklıkla karşılaşılmakta olan bir diğer mesele ise, genç kızların evlenene kadar iffetli imajını koruma için cinsel ilişkide bulunmamalarıdır. Burada da görüldüğü üzere kültür, imaj oluşturmada son derece etkili bir kavram olmuştur. Bu nedenle, imaj oluşturma ile ilgili yapılan ve daha sonra yapılacak olan araştırmalarda da kültür öğesi üzerinde durulmalıdır.

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

  • Kowalski, R. M.,& Leary, M.R.(1998). The Social Psychologhy of Emotional and Behavioral Problems.Washinghton: American Psychological Association.

 

  • Finch, J.F., & Cialdini, R.B.(1998). Another İndiract tactic of (self-) image management: Boosting. Personality and Social Psychology Bulletin, 15, 222-232.

  • Arkonaç , Ş.A. (1998). Sosyal Psikoloji. İstanbul: Alfa yayınları.

 

  • Demirtaş, H.A.(2004). Benlik Sunumu.Türk psikoloji bülteni, 10, 62-64.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Devamını oku...