| Kendini açma |
|
Bu çalışmada “ kendini açma” davranışına ilişkin yayınlanmış bir çok makalenin inceleme çalışması yapılmıştır. Kendini açmanın ne olduğu, boyutları, kendini açma ve açmama nedenleri, kendini açmanın yararları ve bazen de zararlı olduğu bulgusu, kültürel bağlamda kendini açma, kendini açmanın sağlık açısından önemi, kendini açmada ilişki ve etkileşimin önemi gibi değişik boyutlar incelenmiştir.
ABSTRACT In thiswork, many articles those are examined about self disclosure have been observed. Discretion of self disclosure and nondisclosure, the usage of self disclosure, the findings that self disclosure in the context of culture, the importance for healt, the importance of interaction and realition on self disclosure have been observed.
Kendini Açmanın Tanımı:“Kendini açma” hem sosyal psikologların hem de klinik psikologların ilgilendiği konulardan biridir. Araştırmacılar kendini açmanın tanımı konusunda görüş ayrılığına düşmektedirler. Bir görüşe göre kendini açma, benliğin sözel ve sözel olmayan iletişimle ortaya konma şekli ve iletişim oyunları olarak tanımlanmaktadır. Örneğin, “mücevher takmak ve dövme yaptırmak, benliğin tek ortaya konma yolu ise bu bir kendini açma davranışı olarak algılanabilir” şeklinde görüşler vardır. Ancak “kendini açma”yı en az iki kişi arasında etkileşimde bir kişinin diğerine kendisini kasıtlı olarak açığa vurması olarak tanımlayabiliriz. Kendini açma, genellikle sözel ifadelerde “ben hissediyorum, ben düşünüyorum” şeklinde ifade edilir. Ancak amaç, diğerlerinin bilmediği kişisel bilgileri ortaya çıkarmaksa, bu söylenmek istenen şeyler sözel olmayan mesajlarla; mesela, giyim şekliyle açığa vurulabilir. Rosenfeld der ki : “ kendini açma, gizli şeylerimizin bahşedilmesidir”. Kendini açma araştırmacıları, dikkatlerini yüksek hassasiyetteki bilgilerin ortaya çıkarılması/ çıkarılmaması konusuna odaklarlar. Mesela kişisel korkuları, derin dinsel inanışlarının katılığı, potansiyel damgalar ya da seksüel eğilimleri... Ama kendini açma daha yüzeysel bilgilerle de ilgilenir. İlişkilerin sürdürülmesinde, başlangıçta daha yüzeysel bilgilerin paylaşılması daha olumludur. Bu bilgiler ilişki geliştikçe ve derinleştikçe yüzeysel olmaktan çıkar. Kendini açma gerçek benliğin diğer kişiye gösterilmesini içerir. Ancak kendini açma emeğe değer olması bakımından kişisel kendini açma ve ilişkisel (ortamdaki kişilere) kendini açma olarak ikiye ayrılır. İki kendini açma türü de ilişkinin gelişmesi ve işe yaraması bakımından önemlidir.
Kendini Açma Yörüngeleri: 1970’lerde önemli ilişki teorileri gelişti. Sosyal nüfuz kuramı ve karşılıklı artan değişim kuramı içerisinde kendini açma bir derinlik ve çeşitlilikle gelişime uğradı. Bu perspektife göre insanlar, içerisindeki duygu ve düşünceleri uzun zaman geçirdikleri kişilere açmaktadırlar. Kendini açma, ilişkinin gelişmesi, sıklığı, derinliği ve yoğunluğu ile birlikte artar. Kötüye giden ilişkide ise kendini açma azalır. Sosyal nüfuz etme kuramının revizyonunda, gizlilik teorisinin diyalektiğinde vurgulanan, Partnerler ilişkilerinde neyi ne kadar gizleyecekleri ya da neyi ne kadar açacakları kararını vermenin araştırılması kişiler arası ilişkilerdeki kendini açmanın daha ayrıntılı olarak anlaşılmasıdır. Kendini açma doğrusal bir yön izlese de, kişiler ilişkilerinde bir tür kendini açma ya da kapama sürecinden karşılıklı olarak geçerler. İlişkiler her zaman doğrusal olmayıp genellikle izlenen düzleme alternatif başkaldırı şeklinde de olabilir. Örneğin, birlikte yaşayan kişiler ilk büyük kendini açmanın ardından keskin bir şekilde kendini açmayı geri çevirebilirler ya da daha ilişkinin başında yüksek dereceli bir kendini açma gösterebilirler.
Kendini Açmanın ve Açmamanın Nedenleri: Burada tartışılan kendini açma amacı ve açan kişinin fayda ve maliyetleridir. Kendini açma kararı bir çelişkiyi içerir. Kişi kendini açarken birbirleriyle çelişen ve uyuşmaz kişisel ihtiyaçlar ile otonomiyi ve özgürlüğü koruma arasında gidip gelir. Sosyal iletişim ağı, arkadaşlar, ortak çalışma arkadaşları, çevresel farklılıkların değeri, kendine saygı, cinsiyet ve kültür kendini açma nedenlerinde önemli rol oynar. Konuşma yeri, konuşacak kadar yeterli zaman, yalnız olmak, kendini açarken ki yanıtların/geribildirimlerin pozitif ya da negatif olması kendini açma kararını etkiler.. Kendini açmadan sonra ortaya çıkacaklar., kişisel amaç, memnuniyet, kendini açmanın aşaması, dozu, özel bir yer, mektup, telefon ya da elektronik posta ile olması kendini açan ve kendini açanı dinleyenin kişisel tepkileri ve onların yaşadıkları deneyimler, yakın arkadaş olma ya da gelecekte tekrar buluşabilme etkenleri kendini açmayı etkileyen etmenler olarak sayılabilir. Kendini açmada işleyiş, zamanın yeterli olması, teke tek konuşma, ilişkinin günlerce, haftalarca, aylarca hatta yıllarca olmasıyla izah edilebilir. Örneğin, kendini açanı dinleyen kimsenin geri bildirimi( sorular sorması, sosyal destek göstermesi, ilgilendiğini göstermesi) potansiyel kendini açanın kişisel özellikleri, tam zamanında ne söyleyeceğini bilmesi kendini açma kararında etkilidir. Ayrıca kendini açan ve açanı dinleyen kişilerin bağlamsal ayrılıkları/ farklılıkları, dinleyen ve dinlenen kişi olma rollerinin değişmesi ve birbirinin ihtiyaç ve beklentilerini karşılamaları önemlidir. Sosyal psikoloji ve iletişimdeki atıf teorileri kendini açma ya da açmama kararını etkiler. Kendini açma davranışı, kendi odaklı, kişiler arası odaklı, çevresel odaklı nedenler olarak atıf teorileri bağlamında değerlendirilebilir. Kendini açma nedenlerinin dört kategorisi vardır: Benlik, diğeri, ilişki ve durum... Kendi odaklı nedenler kendini açmamada, psikolojik ve fiziksel bedeller temelinde kişisel bilgilerin ortaya çıkması, korkuyu reddetme ve olası gizliliğin ortadan kalkması olarak gösterilirken diğeri odaklı nedenlerde diğer kişilerin yardımsever olmaması, ilişkiyi koruyamayacak olması, ve sonunda üzüleceği algısının varlığı sayılabilir. İlişki odaklı nedenlerde ilişkinin kaybedileceği algısı, benzemezlik, yüzeysel ilişkiler ya da bilginin ilişki için önemli olmaması gibi nedenleri içerir. Durumsal ve çevresel odaklı nedenlerde ise kendini açma davranışının amacının yararlı olmaması ya da kişinin önceden bu bilgiye sahip olduğunun kendini açacak kişi tarafından bilinmesi kendini açmamaya sebep olur. Kendini açma ya da açmama nedenleri birçok bireysel amacı taşır. Yakın ilişkilerde insanların kendini açıp açmama kararında kişi ilişkideki partnerine ya da ilişkinin kendisine dikkat eder. Aynı zamanda emeğe değer bir nedenin olması ya da kendini açma açıklamasının oluşmasında ilişkinin gelişimi önemlidir. Partner sevilen bir kişi olarak atfediliyorsa kendini açan kişi kendini amacına yakın hisseder. Kendini Açmada Etkileşim: Kendini açmada başarı hedefi, ilişkinin gelişimi ve duygusal destek kazancı olarak değerlendirilebilir. Partnerler arasında kişisel bilgilerin paylaşımı tek başına mahremiyeti yaratmaz. Reis ve Shaver’in ( 1988; Reis& Patrick, 1996) modeline göre bireysel kendini açma da kişisel duygular ve düşünceler daha sonra da duygusal ve davranışsal geribildirimler yoluyla açılımı alan kişi tarafından duygunun anlaşılmasına neden olur. Duygunun anlaşılması, onaylanması, mahrem ilişkinin tanımı ya da mahrem etkileşimin tanımıdır. İletişimin anlaşılması ve dinleyicinin ilgilendiğini belirtmesi etkileşimi geliştirir. Bu noktada geri bildirim çok önemlidir. Yanıtsız kalmanın da bir geri bildirim içermesi gerekir. Kendini açmanın psikolojik esenlik açısından etkiliği araştırmalarla tespit edilmiştir. Ancak bu sadece kendini açana bağlı olarak gelişmez. Aynı zamanda kendini açanı dinleyene de bağlıdır. Beals’ın yaptığı bir çalışmada (2003) Gay ve lezbiyen katılımcılardan oluşan bir çalışmada katılımcılar, uygun durum sağlandığında 2 haftalık zaman diliminde cinsel eğilimleri konusunda kendilerini açmaları ya da açmamaları bağlamında incelendiler. Her günün sonunda deney grubundaki katılımcılar soysal destek, pozitif etki, kendilik saygısının artırılması ve hayattan memnun olmaları bakımından desteklendiler. Katılımcılar sosyal destek ile kendilerini daha iyi hissettiklerini belirttiler. Sonuç, ilişkinin kalitesi ve tipi kendini açma amacının gerçekleşmesi ile dinleyen etkisinin kendini açma ya da açmama bağlamında çok önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Derlega, Winstead, Grene, Serovich ve Elwood (2002)’un çalışmasına göre HIV’li kişiler, damgalanmak, aile desteğinin kaybolması, aileyi korumak istemeleri gibi nedenlerde HIV’li olduklarını ailelerine açmazlarken, yakın arkadaşa, sevgiliye kendilerini açtıklarını ortaya koymuştur. Derlega’ya göre” kendini açma kararını ilişki tipi nasıl etkiliyor?.”sorusuna yanıt bulacak daha çok araştırmaya ihtiyaç vardır.
Kendini Açma Mesajı: Kişiler kendini açmadan önce kendini açmaya karar verdiğinde bunu sinyalleyen mesajlar gönderir. Petronio (1996)’nun çalışmasında cinsel istismara uğrayan kişilerin bunu açıklamadan önce utanma duygusu içeren sinyaller gönderdiği saptanmıştır. Bir kişi kendini açmaya karar verdiğinde ne zaman, nerede, kime, ne kadar ve neyi söyleyeceğini planlamıştır.
Kendini Açma Şekilleri: Kendini açma yüz yüze, yüz yüze olmayan, ya da üç kişilik bir grup arasında olabilir. Yüz yüze konuşma en yaygın kendini açma şeklidir ama etkileşim beklenmedik olabilir ya da etkileşimin yönetimi çok zor olabilir. Örneğindinleyici kendini açana sorular sorulabilir ve kendini açan vermek istediği bilgiden daha fazlasını verebilir. Yüz yüze olmayan kendini açma türlerinden olan mektup ya da elektronik postada alıcının isteyeceği kadar kendini açma eğilimi vardır. Yüz yüze olmayan açmalarda alıcının geribildirimlerindeki olumsuzluklar görülemediği için, kendini açan kendini daha özgür hissedebilir. Üç kişilik gruplardaki kendini açmalarda iki kişilik gruplarda oluşan kadar mahremiyet oluşmayabilir ve verilen bilgi dışarıya sızdırılabilir.
Kendini Açma Bağlamı: Kendini açmada kendini açma tarzı kadar yer ve zaman da önemlidir. Fiziksel çevre kişilerin neyi ne kadar açacağına etki eder. Bir kişi gizliliğini evde düzenlemeyi tercih edebilirken diğer bir kişi toplum içerisinde bir restoranda kendini açmayı uygun bulabilir.
Kendini Açmanın Zamanlaması: Kendini açmanın zamanlamasında üç aşama vardır: Birincisi kendini açmanın ilişki sürecinde zamanlaması, ikincisi kendini açmanın önceden planlanması ya da kendiliğinden ortaya çıkması ve son olarak da konuşma içerisinde kendini açmanın planlanmasıdır. Genelde insanlar önceden planlanmış bir şekilde kendilerini açmaktadırlar ve detayları düşünmeyi tercih ederler; çünkü bu durumda kişi, kontrolü elinde tutabilmektedir. İnsanlar aniden kendilerini açtıklarından aldıkları geribildirimler ve sorular rahatsız edici olabilmektedir Kendini açma bir plan gerektirir eğer bir kişi aniden ve hızlı bir şekilde kendini açarsa dinleyici diğerini yargılayabilir.
Kendini Açma Mesajı: Kendini açma mesajı direkt ya da dolaylı olabilir. Mesajı alan genellikle direkt mesajları tercih ediyor çünkü burada mesaj, çok daha açık ve anlaşılır olur. Sözsüz ve sembolik mesajları alternatif kendini açma mesajları olarak değerlendirebiliriz. Ancak bu mesajlar daha az açık olduğundan ve bu mesajlar çoğu zaman da otomatik ve alışılageldik olarak ortaya çıktığından araştırmacılar tarafından kayda değer bulunmaz; çünkü kendini açmada kasıtlı olan ve otomatik olmayan mesajları incelemeye değer bulmaktadırlar. Kendini Açmada Cinsiyet: Kendini Açmaya gönüllülük açısından bakıldığında ise kadınların erkeklere göre daha çok kendilerini açmaya gönüllü oldukları saptanmıştır. Erkeklerin kendilerini açtıkları kişileri hemcinslerinden seçtikleri, kadınların da daha çok kendilerini hemcinslerine açmalarına karşılık erkeklerden daha yüksek oranda karşı cinse açtıkları bulunmuş. (Snell, W.E. 1989)
Sağlık Açısından Kendini Açma: Bazı kişisel duygu ve düşüncelerin gizlenmesi, vücutta strese neden olan aktivitelerin artmasına, sinir sisteminin sempatik aktivitelerinin artmasına, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve sonuç olarak hastalıklara karşı dayanıklılığın azalmasına neden olur. Cole ve arkadaşları( Cole, Kememny, Taylor, Visscher,& Fahey, 1996) nın çalışmasında HIV’li hastalar kendini açan ve açmayan anlamında 2 gruba ayrılarak dokuz yıl süren bir boylamsal çalışmaya dahil edilmişlerdir. Araştırmanın sonunda u iki grup karşılaştırıldığında kendini açmayan kişilerin kendini açanlara göre kanser ve diğer bulaşıcı hastalıklara yakalanma risklerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Saklı tutulan düşünceler ve duygular kendini açmama yolu ile negatif bilişsel sonuçlara neden olur. Kaygının gizliliği modeline göre gizlilik obsesif kaygıları yaratan bilişsel işaretleri içerir. Sır tutan ilk olarak gizli düşüncesi hakkındaki sırrı saklamaya çalışır. Saklamak sonraki aşamalarda olumsuz etki eder. Bu düşünceleri düşünmek ya da hissetmeye kalkışmak bu bilgileri bilince ulaştırır ve bu düşüncelerin izinsiz artışı kendini açmaya neden olur. Bilişsel perspektiften bakıldığında stresli düşünce ve duygular hakkında konuşmak duygusal baskıyı azaltır. Kanserli hastalar, hastalıkları hakkında konuştuklarında stres yaratan zorlayıcı düşüncelerinin azaldığını belirtmişlerdir. (Lepore & Helgeson, 1998)
Kendini Açmanın Yararları ve Zararları: Stresli duygu ve düşüncelerin başkasına yazılması ya da anlatılması bu duyguların tanımlanmasını sağlar. Pek çok araştırmacı, kendini açmanın fiziksel ve psikolojik sağlığa yararlarını ortaya koyan bulgular elde etmiştir. Anlaşılma ve kabul görme kendilik değerinin hissedilişini yükseltir ve sosyal izolasyonu azaltır. Bununla birlikte kendini açmanın sonucu olumsuz olabilir. Negatif duyguları konuşmak, kendini açanın stresini yükseltebilir ve açanı dinleyen için de yararlı olmayabilir ve alıcı kendini açanı reddeden bir tutum sergileyebilir. Bu olumsuz duyguları paylaşmak dinleyiciye fiziksel ve ağır yükler getirebilir. Bu gizlenmesi istenen bilgi, diğer insanların bulabileceği bir şey olabilir ve bunu saklamaya çalışmak dinleyeni sıkabilir, yorabilir. Diğer insanlar için bu bilgiyi saklamak üzücü olabilir ve tehdit içerebilir. Sonuçta kendini açma her zaman yararlı bir davranış olmayabilir.
Kimlik Gelişimi Açısından Kendini Açma: Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Altıntaş’ın çalışmasında (1999) kararsız, bağımlı,başarılı ve bağımsız kimlik statülerine sahip lise öğrencilerinin kendini açma düzeyleri incelenmiş. Yapılan çalışmada öğrencilere Benlik Kimliği Objektif Ölçüm Skalası ve Kendini Açma Envanteri uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda başarılı kimlik statüsündeki bireylerin kendilerini açma düzeyi anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur. Kararsız kimlik statüsündeki öğrencilerin karşı cinse açılma düzeyi kargaşalı kimlik statüsüne sahip öğrencilerin düzeyinden anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur. Bu çalışmada kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha fazla kendilerini açtıkları bulunmuştur.. Genel olarak öğrenciler aynı cins yakın arkadaşa ve anneye kendilerini açmaktadırlar. Araştırmacı bunu şu şekilde yorumlar: “Ataerkil bir aile yapısına sahip Türk toplumunda baba otorite olarak görülmekte ve anne çocuklarla daha yakın ilişki içerisine girmektedir”. Bu nedenle öğrenciler kendilerini daha fazla anneye açmaktadırlar. Bu çalışmada anne ve babaya açılmada kimlik statüleri açısından farka rastlanmamıştır. Başarılı kimlik statüsündeki öğrencilerin karşı cinse diğer kimlik statüsündeki öğrencilere göre daha fazla açtıkları bulunmuştur. Başarılı kimlik statüsüne sahip öğrenciler cinsellik konusunda kargaşalı kimlik statüsüne sahip öğrencilere göre kendilerini daha fazla açmalarına rağmen bağımlı ve kararsız kimlik statüsüne sahip öğrencilerle anlamlı olarak farklılaşmamaktadır. Kendini açmada bir bakış açısı olan gizlilik alanında yapılmış bir araştırmada gizlilik dereceleri açısından kültürler arası bağlamda Türk ve Amerikan üniversite öğrencileri arasında bir çalışma yapılmıştır. (N. Kaya ve M.J. Weber, 2001) Yapılan bu çalışmada Amerikan öğrencilerinin Türk öğrencilerden anlamlı olarak daha az gizliliklerini paylaştıkları bulunmuştur. Araştırmacılar bunun nedeninin Amerikan ailelerinin çekirdek aile yapısına sahip olmaları daha bireysel, özerk bir yapıya sahip olması ve kültürel farklılıklar ile açıklanabileceğini savunmaktadırlar. Türk kültüründe ise akraba ilişkilerinin daha sıkı olması akrabalar ve arkadaşlar arasında daha fazla ziyaretlerin yapılması ve fiziksel çevrenin daha fazla paylaşılması gizlilik derecesinin düşük olmasına neden olmaktadır. Bu çalışma Amerikan öğrencilerinin Türk öğrencilerine göre daha az kendini açma davranışında bulundukları sonucunu çıkarmak tam anlamıyla mümkün olmasa da araştırılmaya değer bulguları taşıması açısından önemlidir.
SONUÇ Kendini açma, hem sosyal psikologların hem de klinik psikologların çalışma alanlarından biridir. Kendini açma, bir etkileşimin ürünüdür: İçerdiği fayda kadar maliyet de taşır. Kendini açmada kendini açanın rolü kadar dinleyicinin de önemli fonksiyonları vardır. İlişkinin gelişimi ve duygusal destek açısından rolü önemlidir. Bu yararlarının yanı sıra kişiye zarar verici yönler de taşır. Sözel ve sözel olmayan kendini açma türleri olsa da araştırmacılar daha çok sözel olanı ile ilgilenirler. Bu konuda yapılan çalışmalar incelendiğinde, kültürler arası bağlamda daha çok çalışmaya ihtiyaç olduğu ortaya çıkmaktadır. Kendini açma şekillerinin etkililiği, teknolojinin gelişimi ile birlikte internet üzerinde kendini açma olgusu, cinsiyet rolleri açısından kendini açma davranışı, araştırılmayı bekleyen çalışma alanları arasında sayılabilir. Bu araştırmalar bu konudaki perspektifimizi genişletecek olması bakımından önem taşımaktadır.
KAYNAKÇA Derlega, V.J.,& Derlega, K.G., & Mathews, Alicia, (2003) Self- Disclosure Kowalski, R.M., Speaking The Unspeakable: Self- Disclosure and Mental Healt Gültekin, F., (2000) Lise Öğrencilerinin Kendini Açma Düzeylerinin Kimlik Gelişim Düzeyleri Açısından İncelenmesi Snell, W.E. , (1989) Willingness to Self Disclosure to Female and Male Friends as a Function of Social Anxiety and Gender Kaya, N.,& Weber M.J., Cross-cultural differences in perception of crowding anda privacy regulation: American and Turkish student Derlega, V.J, Winstead, B.A., Grene, K., Serovivch, J.M., Elwood, W.N. ,(2002) Percieved HIV disclosure to relationship partners after finding out abaout the seropsitive diognosis. Sayın Aylin UYSAL'a bu yazısı ve katılımları için teşekkür ediyoruz. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
